ABD-İran hattında anlaşma trafiği: Hürmüz ve ateşkes başlıkları masada
ABD ile İran arasında savaşı bitirmeye dönük diplomasi trafiği hızlandı. Taraflardan gelen açıklamalar, Hürmüz Boğazı, nükleer başlıklar ve bölgesel ateşkes konularında belirsizliğin sürdüğünü gösterdi
ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslar, Orta Doğu’da devam eden gerilimin sona erip ermeyeceğine ilişkin beklentileri artırdı. Washington cephesinden anlaşmaya dair ihtiyatlı mesajlar gelirken, Tahran’dan yapılan açıklamalarda savaşın bitirilmesine yönelik görüşmelerin sürdüğü ancak nükleer başlıkların şu aşamada müzakere edilmediği vurgulandı. Bölgedeki gelişmeler, İsrail-Lübnan hattındaki saldırılar ve Körfez’deki deniz trafiğine ilişkin tartışmalarla birlikte uluslararası gündemin üst sıralarına taşındı.
ABD cephesinden anlaşma mesajı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de gazetecilere yaptığı açıklamada, İran ile olası bir mutabakat için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Rubio, bir gelişme yaşanabileceğine işaret ederek diplomasinin başarılı olması için fırsatların değerlendirileceğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın ise henüz kimsenin nihai anlaşma metnini görmediğini belirterek anlaşmaya ilişkin yorumlara tepki gösterdiği aktarıldı.
ABD basınına yansıyan bilgilere göre, Beyaz Saray’dan bir yetkili anlaşmanın hemen imzalanmasının beklenmediğini, İran’daki onay süreci nedeniyle tamamlanmanın günler alabileceğini ifade etti. Yetkili, tarafların bazı ifadeler ve detaylar üzerinde müzakereyi sürdürdüğünü, sürecin olumlu ilerlediğini ancak bozulma ihtimalinin de tamamen ortadan kalkmadığını kaydetti.
İran’dan nükleer müzakere açıklaması
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, görüşmelerin savaşın sona erdirilmesine odaklandığını belirterek nükleer meselelerin görüşülmediğini söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı Meclis İşlerinden Sorumlu Genel Müdürü Hüseyin Nuşabadi ise muhtemel mutabakat zaptı sonrasında tarafların diğer başlıklarda nihai anlaşmaya varmak için 30 günlük bir süreye sahip olabileceğini, bu sürenin 60 güne kadar uzatılabileceğini aktardı.
Nuşabadi, İran’ın talepleri arasında Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona ermesi, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, deniz ablukasının kaldırılması, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi ve İran’ın petrol satışlarının serbest bırakılması gibi başlıkların bulunduğunu belirtti. İran’ın uranyum zenginleştirme çalışmalarını 20 yıllığına askıya alacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı ve Lübnan hattı gündemde
New York Times’ın ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ile İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda uzlaşmaya vardığı iddia edildi. Aynı haberde, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumla ilgili bazı adımlar konusunda da ABD ile mutabık kaldığı, ancak anlaşmanın henüz nihai hale gelmediği öne sürüldü.
Diplomasi trafiği sürerken Lübnan cephesinde de tansiyon yüksek seyrediyor. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah saldırısında Nehoray Leizer adlı bir askerin öldüğü, bir askerin de ağır yaralandığı bildirildi. Lübnan resmi ajansı NNA’ya göre İsrail’in Nebatiye vilayetinde bir motosiklet ile iki aracı hedef aldığı saldırılarda 3 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki bazı beldeler için saldırı tehdidinde bulunduğu da aktarıldı.
Hamaney iddiası ve bölgesel temaslar
ABD merkezli CBS, ABD istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberinde İran lideri Hamaney’in güvenlik gerekçesiyle gizli bir noktadan süreci yönettiğini ve doğrudan iletişimin sınırlı olduğunu iddia etti. Bu iddianın, ABD-İran hattındaki müzakere sürecini yavaşlattığı öne sürüldü. İsrail basınında ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD ile İran arasında varılabilecek olası anlaşmadan endişe duyduğu ve Trump yönetiminin tutumunu etkilemekte zorlandığı iddiaları yer aldı.
Katar ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının da bölgesel gelişmeleri ele aldığı bildirildi. Katar tarafı, arabuluculuk girişimlerine olumlu yaklaşılmasının ve krizin diyalog yoluyla çözülmesinin bölgesel güvenlik açısından önem taşıdığını vurguladı. Tüm bu açıklamalar, ABD-İran hattındaki görüşmelerin yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, Lübnan, İsrail, Körfez ve genel Orta Doğu dengelerini de etkileyebilecek nitelikte olduğunu gösteriyor.
























Yorumlar (0)
Yorum yazmak icin uye girisi yapmalisiniz.