Financial Times ve AB mesajları üzerinden Özel yazısı tartışması
Gaffar Yakınca, Financial Times’ta yayımlanan Özgür Özel imzalı yazı ile gazetenin ertesi gün yayımladığı Türkiye analizini birlikte değerlendirerek siyasi bir zamanlama tartışması yaptı
Gazeteci-yazar Gaffar Yakınca, hli yazısında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Financial Times’ta yer alan makalesi ile aynı gazetenin bir gün sonra yayımladığı Türkiye analizini birlikte ele aldı. Yakınca, iki metin arasındaki ton farkının siyasi açıdan dikkat çekici olduğunu savundu.
Yazıda, Financial Times’ın Özel’in makalesinde yer alan değerlendirmeleri “fikirler yazara aittir” notuyla ayırmadığı öne sürülerek, gazetenin bu yaklaşımının Özel’in pozisyonunu paylaştığı şeklinde yorumlanabileceği belirtildi. Yakınca, buna karşılık gazetenin ertesi gün yayımladığı başka bir içerikte Türkiye’nin Avrupa açısından önemine vurgu yapmasını “tuhaf” bir tablo olarak değerlendirdi.
Financial Times’ın iki farklı Türkiye vurgusu
Yakınca’nın değerlendirmesine göre Financial Times, önce Türkiye’de demokrasi, insan hakları ve dış politika ekseninde sert eleştiriler içeren bir yaklaşımı öne çıkardı; ardından Türkiye’nin Avrupa ülkeleri açısından vazgeçilmez bir ortak olduğu mesajını veren daha dengeli bir analiz yayımladı. Yazar, bu iki yayın arasında yalnızca bir gün bulunmasının siyasi açıdan önem taşıdığını ifade etti.
Yazıda, Türkiye’nin önemine vurgu yapan içeriğin gazetenin itibarlı bölümlerinden biri olarak nitelendirilen “Big Read” bölümünde geniş biçimde yer aldığı, Özel’in makalesinin ise daha sınırlı bir formatta sunulduğu aktarıldı. Yakınca, bu durumu İngiliz basınının Türkiye’ye yönelik yaklaşımı üzerinden eleştirel bir dille yorumladı.
Özgür Özel’e yönelik sert eleştiri
Gaffar Yakınca, yazısında Özgür Özel’in Financial Times’taki çıkışının Türkiye aleyhine kullanılabilecek argümanlar ürettiğini savundu. Yazar, İngilizlerin önce Özel üzerinden sert eleştirileri gündeme taşıdığını, ardından kendilerini daha makul ve gerçekçi bir pozisyona yerleştirdiğini iddia etti.
Yakınca, bu tabloyu muhalefetin dış basınla kurduğu ilişki bakımından sorunlu gördüğünü belirtti. Yazıda kullanılan ifadeler, Özel’in siyasi stratejisine ve danışman çevresine yönelik sert bir eleştiri niteliği taşıdı.
Avrupa Parlamentosu açıklamasının zamanlaması
Yazının ikinci bölümünde Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye yönelik açıklaması da gündeme getirildi. AP’nin, Türkiye’nin önemli bir AB ve NATO ortağı olduğunu vurgularken hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanında adım atılması gerektiğini belirten mesajına dikkat çekildi.
Yakınca, “Reform yoksa, AB üyeliğinde ilerleme de yok” başlığıyla duyurulan bu mesajın özellikle NATO zirvesi öncesinde yayımlanmasını anlamlı buldu. Ancak yazar, açıklamanın zirveyi doğrudan sabote etme amacından çok, Avrupa kurumlarının kendi kamuoylarına dönük bir tutum gösterisi olarak okunabileceğini savundu.
AB mesajlarına ilginin azaldığı yorumu
Yazıda, geçmiş dönemlerde Avrupa Birliği’nden gelen benzer açıklamaların Türkiye kamuoyunda daha geniş yankı bulduğu, ancak bugün bu tür mesajlara ilginin azaldığı görüşü dile getirildi. Yakınca, Türkiye’de AB üyeliğine verilen önemin eskisine kıyasla daha düşük olduğunu ileri sürdü.
Değerlendirmede, Avrupa’dan gelen eleştirel mesajların artık iç politikada eskisi kadar güçlü bir etki oluşturmadığı savunuldu. Yakınca, hem Financial Times’taki yayın akışını hem de Avrupa Parlamentosu açıklamasını Türkiye’nin Batı ile ilişkileri ve iç siyaset tartışmaları bağlamında yorumladı.























Yorumlar (0)
Yorum yazmak icin uye girisi yapmalisiniz.