Deniz Göktaş'ın Gözaltına Alınmasına Siyasi Eleştiri
Komedyen Deniz Göktaş'ın Türkiye'ye dönüşünde gözaltına alınması, mizah ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Bir köşe yazısında olayın siyasi iklimle bağlantılı olduğu savunuldu
Komedyen Deniz Göktaş'ın Türkiye'ye dönüşü sırasında havaalanında gözaltına alınması, ifade özgürlüğü, mizah ve siyasi eleştiri sınırları konusunda yeni bir tartışma başlattı. Göktaş hakkında, bir gösterisindeki ifadeler nedeniyle “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” iddiası kapsamında işlem yapıldığı aktarıldı.
Olayı değerlendiren yazar Cangül Örnek, gözaltı kararının yalnızca hukuki bir süreç olarak ele alınamayacağını, mevcut siyasi atmosferin de dikkate alınması gerektiğini savundu. Yazıda, bir mizah gösterisinden suç unsuru çıkarılmasının toplumda korku ve baskı duygusunu artırabileceği ileri sürüldü.
Gözaltı tarihine dikkat çekildi
Deniz Göktaş'ın 2 Temmuz'da gözaltına alınması, Sivas'taki Madımak Katliamı'nın yıl dönümü nedeniyle ayrıca eleştirildi. Yazıda, tarihin bilinçli biçimde seçildiğine dair bir kanıt bulunmadığı belirtilirken, Aziz Nesin'in de dini değerleri aşağıladığı iddiasıyla hedef gösterildiği tarihsel süreç hatırlatıldı.
Göktaş'ın Alevi kimliği de değerlendirmeye dahil edilerek, gözaltının toplumun belirli kesimlerinde hassasiyetlerin görmezden gelindiği düşüncesini güçlendirebileceği öne sürüldü. Emniyette ters kelepçeli görüntülerinin servis edildiği iddiası da uygulamanın ölçülülüğü açısından eleştirildi.
İktidarın siyasi dili tartışıldı
Değerlendirmede, AKP iktidarının seçmen desteğini korumak amacıyla toplumsal farklılıkları siyasi gerilim unsuru olarak kullandığı iddia edildi. Dini, etnik ve kültürel kimlikler üzerinden yürütülen tartışmaların, farklı kesimleri karşı karşıya getiren bir siyasi iletişim yöntemine dönüştüğü savunuldu.
AKP'nin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda, partinin 25. kuruluş yıl dönümü için hazırlanan “Efsane Büyük Başkan” adlı şarkının çalınması da yazıda sembolik bir gelişme olarak yorumlandı. Katılımcıların şarkıya eşlik ederken isteksiz göründüğü ileri sürülerek, partide siyasi yorgunluk ve gelecek perspektifi eksikliği bulunduğu iddia edildi.
Mizahın siyasi etkisine vurgu
Yazıda, Deniz Göktaş'ın gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mizahi ifadelerin iktidar açısından rahatsızlık yarattığı öne sürüldü. Göktaş'ın gözaltına alınmadan önce yaptığı “şah” paylaşımı ise korku duvarına karşı sembolik bir mesaj olarak değerlendirildi.
Olayın, mizahçılar ve sanatçılar üzerindeki hukuki baskı tartışmalarını yeniden gündeme getirdiği belirtildi. Yazar, toplumun korkuyu aşmasının tek başına yeterli olmayacağını, siyasi ve toplumsal hareketlerin açık bir yön ve program ortaya koyması gerektiğini ifade etti.






















Yorumlar (0)
Yorum yazmak icin uye girisi yapmalisiniz.