Istanbul --°
Ankara --°
Izmir --°
Bursa --°
Gaziantep --°
USD/TRY --
EUR/TRY --
Altin --

Fal Kurabiyesi

Falınız yükleniyor...
Bu Kategorideki Diger Haberler
Kategori: Ekonomi Alan: Ulusal

Ekonomi ikili kıskaçta

Cari açıkta freni patlayan artış ve yukarı çekilen enflasyon hedefleri, ekonomi yönetiminin iki cephede birden sıkıştığını ortaya koydu. Kur baskısıyla enflasyonu tutma çabası dış açığı büyütürken, çözüm diye sunulan tal

19.05.2026 21:34 Kaynak: Haberlix Anahtar Kelimeler: yüzde, enflasyon, milyar, cari, 2026, yüksek, dolar, enflasyonu, açığı, daha, ayında, döviz, ekonomi, açık Yazar: mertcan
Ekonomi ikili kıskaçta

Cari açıkta freni patlayan artış ve yukarı çekilen enflasyon hedefleri, ekonomi yönetiminin iki cephede birden sıkıştığını ortaya koydu. Kur baskısıyla enflasyonu tutma çabası dış açığı büyütürken, çözüm diye sunulan talep daraltma politikaları faturayı yine geniş halk kesimlerine yüklüyor.

Geçtiğimiz hafta cari denge verileri ve Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 2'nci Enflasyon Raporu yayımlandı. Her iki cephede de ciddi sorunlar yaşandığı bir kez daha doğrulanmış oldu.

Cari açık Mart ayında 9,7 milyar dolarla Ocak 2023’ten bu yana en yüksek düzeyinde gerçekleşti. Daha da vahimi, yılın ilk üç ayının cari açığı 23,7 milyar dolara ulaşarak Orta Vadeli Program’da tüm 2026 yılı için öngörülen 22,3 milyar doları daha şimdiden aştı.

Enflasyon Raporu’nda da 2026 yılı hedefi yüzde 16’dan yüzde 24’e, tahmini ise yüzde 18’den yüzde 26’ya çekilerek bir anlamda dezenflasyon programında havlu atıldı. Ayrıca bir tahmin aralığı sunma uygulaması da “enflasyon görünümünün belirsizliği” bahanesiyle rafa kaldırıldı. Söz gelimi, eğer alt sınır yüzde 22, orta nokta yüzde 26, üst sınır yüzde 30 şeklinde alışılageldik tarzda bir aralık belirlenseydi; 2025 için umut edilen ancak başarılamayan, enflasyonu en azından yüzde 30’un altına indirme hedefinin yine pas geçileceği algısı yaygınlaşacaktı. Belli ki bundan kaçınıldı.

İsterseniz önce Enflasyon Raporu’nun satır aralarına bir göz atalım, sonra da enflasyon-cari açık ikileminin çözümünün neden giderek zorlaştığı konusuna eğilelim.

ENFLASYONA SAVAŞ BAHANE OLDU

Öncelikle, enflasyon sorununu “rapor döneminde yaşanan jeopolitik gelişmeler” şeklinde ifade edilen İran Savaşına, bu sürecin küresel enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişe bağlama eğilimi hissediliyor. Doğru, bir enerji ithalatçısı olan Türkiye’yi bir önceki raporda 2026 için 60,9 dolar varsayılan ortalama petrol fiyatının 89,4 dolara yükseltilmesi olumsuz etkiler. Gelgelelim aynı metinde 2026 yılı enflasyon beklentilerinin Ocak-Nisan aralığında gelişmiş ülkeler için yüzde 2,1’den yüzde 2,8’e; gelişmekte olan ülkeler içinse yüzde 3,4’ten yüzde 4,0’e çekildiği bilgisi veriliyor. Başka coğrafyalarda 1 puanın altında enflasyon artışına yol açan bu gelişmenin, bizim ekonomide niye 8 puanlık bir sıçramaya neden olduğunun cevabı verilmiyor.

Nitekim, savaşın etkilerinin hissedildiği Nisan ayında manşet enflasyon yüzde 4,18’e ulaşırken, enerji fiyatlarını dışarıda bırakan B ve C endeksleri de yüzde 3,42 ve yüzde 3,46 gibi yüksek oranlarda artmış bulunuyor. Hatırlanırsa daha savaş patlak vermeden ilk 2 ayın enflasyonu yüzde 8’e dayanmıştı. Zaten Rapor Nisan ayı itibarıyla enflasyonun ana eğiliminin aylık yüzde 2,3’e yükseldiğini ifade ediyor. Bu da yıllık yüzde 30’un üzerinde (yüzde 31,4) bir enflasyona denk geliyor.

TCMB kendine teselli olarak enflasyonu ivme kaybeden kalemler olarak 2026’nın ilk 4 ayında yüzde 14,1 ve yüzde 14,7 artış gösteren kira ve eğitimi sıralıyor. Ancak bu “olumlu” veriler bile söz konusu faaliyetlerde yıllık yüzde 40’ın üzeri bir fiyat artışına işaret ediyor.

Dikkati çeken bir nokta da, enflasyon tahmini 8 puan yukarı çekilirken, alışılageldiği gibi bunun alt kırılımlarının, yani hangi kalemlerden ne oranda kaynaklandığının verilmemesi. Buna karşın gıda fiyatları enflasyonu yüzde 19,0’dan yüzde 26,3’e güncelleniyor. 2026’nın ilk 4 ayında genel fiyat endeksi yüzde 14,6 artmışken gıda fiyatlarında bu oranın yüzde 20,3 olduğunu biliyoruz. Gıda fiyatlarının, tarım üretiminde enerji, taşımacılık, petrol yan ürünü olan gübreler ve diğer girdiler vasıtasıyla jeopolitik gelişmelerden en fazla etkilenen bir kalem olmasına rağmen yılın geri kalanında neden fiyat artışlarının hız keseceğinin, yüzde 26 yıl sonu enflasyonuna yakınsayacağının mantıklı bir açıklaması bulunmuyor.

Dar gelirli ailelerin harcamalarında en fazla ağırlığa sahip gıda fiyatlarının seyri toplumsal açıdan özellikle önemli. Çarşı pazar alışverişinde insanlarımızın en fazla dertlendiği taze sebze-meyve fiyatlarının yıllık artışının hâlâ yüzde 47,2’de bulunması bu konunun üzerinde hassasiyetle durmayı gerektiriyor.

CARİ AÇIK ÇIĞIRINDAN ÇIKTI

Mart ayında dış ticaret açığı 9,5 milyar dolar olurken, cari işlemler açığı 9,7 milyar dolarla bunun üzerinde gerçekleşti. Türkiye ekonomisinde normalde seyahat ve taşımacılık gelirlerinin pozitif katkısıyla cari açık dış ticaret açığının altında çıkar. Bu kez turizm döviz girişlerinin yavaşlamasının yanı sıra, dış borç faiz ödemelerini içeren birincil gelir dengesinin de etkisiyle aksine açık daha yüksek geldi. Daha da vahimi, net altın ve enerji ithalatını dışında bırakınca bile cari işlemler hesabı 3,4 milyar dolar açık verdi.

Evet 28 Şubat’ta başlayan savaşla olağan dışı bir dönem yaşandı. Ama bunun finans hesabına yansımaları beklenenden de keskin oldu. Net doğrudan yatırımlarda bile sermaye çıkışı gerçekleşti. Portföy yatırımlarında yabancıların 4,2 milyar dolarlık hisse senedi, 7,2 milyar dolarlık borç senedi satışları şaşırtıcı sayılmamalı. Ancak aynı türbülans sürecinde yurt içi yerleşikler paralarını memlekete getirmek şöyle dursun 3,4 milyar dolar yabancı finansal varlık almayı yeğlediler. Yabancılar döviz mevduatlarını 6,5 milyar dolar azaltırken, bizim yurttaşlar 10,6 milyar dolarlarını yabancı bankalara park etmeye yöneldiler. 7 milyar dolar çıkış da net hata-noksan kaleminden gerçekleşti. Tüm bu net hata olumsuz sermaye hareketlerinin faturası, TCMB rezervlerinin 43,4 milyar dolar erimesiyle karşılandı. Rapor döneminde ise rezerv kaybı 52,7 milyar dolara ulaştı.

Özetle, cari dengede hem de alışılanın tersine büyümenin yavaş seyrettiği bir dönemde devasa açıklarla karşılaşılıyor.

TEK REÇETELERİ TALEBİ DÜŞÜRMEK

Şimdi gelelim bu iki sorunun, enflasyon ve cari açığın birlikte yönetilebilmesinin halihazırdaki koşullarda neden güçleştiği konusuna.

Enflasyonun iyice kontrolden çıkmaması ancak, döviz kurlarının yatay seyriyle, TL’nin yabancı paralar karşısında reel anlamda değer kazanmasıyla sağlanıyor. Böylelikle enflasyonun oldukça üzerindeki yüksek faizlerin de etkisiyle Mart ayındaki çıkışa rağmen, genelde sıcak paraya döviz cinsinden yüksek getiriler sunuluyor. Yerli yatırımcılar da dövize fazla yönelmiyor, yüksek mevduat faizlerinden yararlanmayı seçiyor.

Gelgelelim bu ortam, dış denge açısından ithalatı teşvik edici, ihracatı caydırıcı bir nitelik taşıyor. Açıkların finansmanı açısından da hem yurt içinde göreceli döviz bolluğu, hem de yurt dışından borçlanma olanakları kolaylığı sağlıyor. Bu hassas dengede, dış açıkları kapatmak için ekonomi yönetimi dövize biraz yol vermeye kalkarsa, bu kez enflasyonun tamamen kontrolden çıkması söz konusu olacak. O bakımdan şimdilik, ihracatçıların şikayetleri birtakım teşviklerle, sermaye kesimine yönelik vergi indirimleriyle dindirilmeye çalışılıyor.

Özetle enflasyonla-dış açığı döviz kuru üzerinden ödünleştirmek olanaklı değil. Ama yüksek faizleri sürdürerek ekonomik büyümeden taviz vermek pahasına talebi dizginleyerek her iki sorunu da hafifletmek olanaklı. Bunun faturasını da satın alma gücü düşen, yaşam standartları gerileyen geniş halk kesimleri ödüyor.

Zaten Enflasyon Raporunda talebin zayıflamasından memnuniyetle söz ediliyor. Kredi limitleri daraltılarak bireysel borçlanma olanaklarının kısıtlandığı ballandırılarak anlatılıyor. Sıkı para politikasının devam eden jeopolitik gerginlikler ikliminde kararlılıkla sürdürüleceği belirtiliyor. Sanayi üretim endeksinin Mart ayında takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık yüzde 1,1 azaldığı bilgisi adeta memnuniyetle veriliyor. Aynı dönemde sanayi istihdamının 132 bin kişi daralması ise bu eğilimin işçi sınıfına olumsuz yansımasını gösteriyor.

Enflasyon bunca hızlanırken bu hafta ödenecek emekli bayram ikramiyelerinin yerinde sayması da ortalama yurttaşın biraz olsun yüzünü güldürecek hiçbir tavize yanaşmadıklarının kanıtı sayılabilir. Savaş ortamı bahane edilerek ücretlileri az da olsa ferahlatacak adımlardan kaçınmak isteyecekleri ortada. Sadece seçimin iyice yaklaştığı dönemde kemerleri biraz gevşetecekleri tahmin edilebilir.

Bu nedenlerle en geniş anlamda emek kesimlerinin haklarını almasının biricik yolunun birleşik bir toplumsal mücadeleden, ekonomik taleplerle siyasi talepleri birleştirecek bir direniş hattından geçtiği açıkça görülüyor. Yoksa bu iktidardan medet ummanın beyhudeliği ortada.

Her cihaz bu habere yalnizca bir kez oy verebilir.

Yorumlar (0)

Guncel Paylasilan Haberler
Manşet Altı
Emin Pazarcı Akşam'dan kovuldu
Manşet Altı

Emin Pazarcı Akşam'dan kovuldu

Sosyal medyada büyük tepki çeken "çakarlı ara...

Kadir İnanır yoğun bakıma alındı
Manşet Altı

Kadir İnanır yoğun bakıma alındı

Türk sinemasının usta oyuncularından Kadir İn...

İBB'ye yeni operasyon dalgası: Çok sayıda gözaltı var
Manşet Altı

İBB'ye yeni operasyon dalgası: Çok sayıda gözaltı var

İBB Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile El...

Abdulbaki Demirel 16 yaşındaydı... 4. çocuk katil vakası
Manşet Altı

Abdulbaki Demirel 16 yaşındaydı... 4. çocuk katil vakası

HABER: İstanbul'da, çıkan kavgada bıçaklanara...

Son dakika... SRC-kurye belgesiyle ilgili yeni karar! Süre uzatılıyor
Manşet Altı

Son dakika... SRC-kurye belgesiyle ilgili yeni karar! Süre uzatılıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğ...

İran'a saldırılar yeniden mi başlayacak? ABD'den İran'ın 14 maddelik teklifine yanıt! Dikkat çeken Trump ve Çin ziyareti detayı
Manşet Altı

İran'a saldırılar yeniden mi başlayacak? ABD'den İran'ın 14 maddelik teklifine yanıt! Dikkat çeken Trump ve Çin ziyareti detayı

Son dakika haberi: ABD Başkanı Donald Trump'ı...

Parti genel başkanını eşinin TikTok paylaşımı yaktı: 313 bin 392 lira ceza kesildi
Manşet Altı

Parti genel başkanını eşinin TikTok paylaşımı yaktı: 313 bin 392 lira ceza kesildi

Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Muhammed...

Konya'da NASA teknolojisi: GPS'ye ihtiyaç duymadan yolunu buluyor
Manşet Altı

Konya'da NASA teknolojisi: GPS'ye ihtiyaç duymadan yolunu buluyor

Konya'da öğrenciler, NASA'nın Mars keşiflerin...

22 İlde Dev Operasyon: Milyarlık Yasa Dışı Bahis Ağı Çökertildi!
Manşet Altı

22 İlde Dev Operasyon: Milyarlık Yasa Dışı Bahis Ağı Çökertildi!

Bursa'nın da aralarında bulunduğu 22 ilde eş...

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini açıkladı
Manşet Altı

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini açıkladı

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Enflasy...

İsrail'den ortalığı karıştıracak mesaj: Geri dönmeye hazırız... Tahran'dan Hürmüz resti: Bedeli ne olursa olsun
Manşet Altı

İsrail'den ortalığı karıştıracak mesaj: Geri dönmeye hazırız... Tahran'dan Hürmüz resti: Bedeli ne olursa olsun

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran’a yö...