Korkutan tablo ortaya çıktı: 1994 riski kapıda
1994 devalüasyonuna aylar kala faizlerin durumunu ortaya koyan faiz tablosu görenleri korkuttu. Tabloda TEB ve Alternatif Bank dışında diğer tüm bankaların batmış olması dikkat çekti
Türkiye ekonomisi enflasyonla mücadelede kritik bir virajdan geçerken, piyasalarda beliren bazı yapısal tıkanıklıklar ekonomi kulislerini hareketlendirdi. Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsüne girmesiyle birlikte mevduat faizlerinin %40-45 bandında katılaşması ve reel sektörün likiditeye erişimde yaşadığı darboğaz, akıllara rları öncesindeki "çılgın faiz" yarışını getirdi.
Sosyal medyada yeniden gündeme gelen hli Ekonomik Trend Dergisi'nin faiz tablosu, bugünkü piyasa koşullarıyla karşılaştırıldığında tehlikeli benzerlikleri gözler önüne seriyor.
1994 devalüasyonuna aylar kala faizlerin durumu ve çoğu bankanın batmış olması dikkat çekiyor.O GÜNLERDE NELER YAŞANMIŞTI
1993 yılının son aylarında bankalar, piyasadaki nakit sıkışıklığını aşmak ve TL'den kaçışı engellemek için yıllık %80’leri aşan fahiş faiz oranları sunuyordu.
Bugün de (2026 yılı itibarıyla) Merkez Bankası politika faizinin %37 seviyesinde olmasına rağmen, piyasadaki likidite sıkışıklığı nedeniyle bankalar mevduat toplamak için %50 - %55 bandına kadar çıkan agresif bir yarışın içinde. Paranın maliyetinin bu denli yüksek olması, tıpkı 1994 öncesinde olduğu gibi reel sektörü çarkları döndüremez noktaya getiriyor.
DÖVİZ FAİZİ TUZAKLARI VE KAÇIŞ EĞİLİMİ
1994 krizinin en büyük tetikleyicilerinden biri, bankaların içeride döviz bulabilmek için Dolar'a %9.5, Mark'a %12.5 gibi küresel gerçekliğin çok üzerinde faiz vermesiydi. Bugün de ekonomi yönetiminin tüm "Türk Lirası'na geçiş" teşviklerine ve KKM (Kur Korumalı Mevduat) sonrası adımlara rağmen, yerleşiklerin döviz talebi ve yabancı sermayenin ani çıkış riskleri sıcaklığını koruyor. TL'ye olan güven tam olarak tesis edilemediğinde, sistemin dövize bağımlılığı kriz riskini diri tutuyor.
ENFLASYON-FAİZ SARMALI DAĞITILAMIYOR
Tıpkı 1994 öncesinde olduğu gibi, bugün de ekonomi yönetimi yüksek faiz silahını kullanarak enflasyonu düşürmeye ve kuru baskılamaya çalışıyor. Ancak faizlerin uzun süre yüksek kalması, üretimi ve yatırımları baltalayarak ekonomide stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon) tehlikesini doğuruyor. Geçmişte bu sarmaldan çıkılamaması, bir gecede kurun patlamasına (devalüasyona) yol açmıştı.-
"TARİH TEKERRÜR EDER Mİ?"
Ekonomistler, bugünkü bankacılık altyapısının ve Merkez Bankası rezervlerinin 1994 yılına kıyasla çok daha güçlü ve denetimli olduğunu belirtse de uyarıyor:
"Sistem ne kadar güçlü olursa olsun, yapısal reformlar gecikirse ve piyasadaki likidite krizi çözülmezse, faiz-kur sarmalı kontrol edilemez bir noktaya evirilebilir."
1994 yılında en yüksek faizi veren İmpexbank, TYT ve Marmarabank gibi devlerin krizin ilk aylarında batarak tarih sahnesinden silindiğini hatırlatan uzmanlar, bugünkü yüksek faiz ortamının da şirketler ve bankaların aktif kalitesi üzerinde ciddi bir stres testi yarattığının altını çiziyor. Türkiye, 32 yıl sonra aynı senaryoyu yaşamamak için enflasyonu kalıcı olarak düşürmek ve piyasadaki faiz baskısını azaltmak zorunda. Aksi takdirde, korkulan o tablo yeniden gerçek olabilir.



















Yorumlar (0)
Yorum yazmak icin uye girisi yapmalisiniz.